MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli kararda, sanığın suça eğilimli kişiliği dikkate alınarak ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesinin uygulanmadığı belirtilmek suretiyle yasal ve yeterli gerekçe gösterildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Bozmadan önceki hükümde 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca dörtte üç oranında indirim yapılmasına ve 5237 TCK'nin 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmasına, Dairemizin bozma kararında da bu hususlarda aleyhe bir bozma nedeni bulunmamasına rağmen, bozmadan sonraki yargılamada haksız tahrik indirim oranının önceki hükümdekinden daha düşük tutulması ve 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı davranılması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Vekalet ücretinin, kendisini vekille temsil ettiren katılan yerine yargılamanın tarafı olmayan kuruma verilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy