MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Diğer sanıklar ... ve ... ile soruştuma aşamasında dinlenen tanık ...'ın beyanlarına ve dosya kapsamına göre; olayda ilk haksız hareketin sanıktan geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin tartışılmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezasından az olamayacağı cihetle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi gereğince, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, yakalandığı yer mahkemesi aracılığıyla aldırılması suretiyle CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Mağdurun hem hayati tehlike geçirdiği hem kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının anlaşılmasına göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi;
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy