MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki sanıklar ... ve ...'nun 08/04/2014 tarihli oturumda, müşteki sanık ...'un 18/02/2014 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında karşı taraftan şikayetçi olduklarını beyan ederek davaya katılma talebinde bulundukları halde, katılma hususunda olumlu veya olumsuz karar verilmemiş ise de; ..., ..., ...'un katılma taleplerinin CMK'nin 237/2. maddesine göre kabulü ile ..., ..., ...'un KATILAN, vekillerinin KATILAN VEKİLİ sıfatı almalarına,
1) Katılan Sanıklar ... ve ... hakkında ...'nu yaralama, sanık ... hakkında ...'na hakaretten ve katılan sanık ... hakkında ...'u yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 26.maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan katılan sanıklar müdafiileri ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Katılan Sanık ... hakkında ...'u yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Katılan Sanık ... hakkında ...'u tehditten kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık hakkında TCK'nin 53. maddesi gösterilmemiş ise; hak yoksunluğunun kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) Katılan Sanık hakkında TCK'nin 106/1. maddesine göre belirlenen 6 ay hapis cezasının TCK'nin 29. maddesine göre 2/5 oranında indirilmesi sırasında hesaplama hatası yapılarak 3 ay 18 gün hapis cezası yerine 4 ay 24 gün hapis cezasına, TCK'nin 62. maddesine göre 1/6 oranında indirilmesi sırasında 3 ay hapis cezası yerine 4 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza verilmesi,
b) Katılan sanığın suç tarihi itibariyle 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmediği gözetilmeden, pişmanlık durumu da irdelenmeden kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret ilamı dolayısıyla sabıkası olduğu şeklindeki yasal olmayan ve eksik gerekçe ile TCK'nin 51. maddesindeki erteleme hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy