MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın, 05.10.2006 tarihli celsede bildirdiği "..." adresine gerekçeli karara ilişkin çıkarılan tebligatın muhatabın adresten ayrılmış olduğu şerhiyle iade edildiği ve aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 24.04.2012 tarihinde gerekçeli karar tebliği yapıldığı anlaşılmış ise de, sanığın bilinen son adresinin aynı zamanda adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılması gerekirken Tebligat Kanununun 35. maddesine istinaden yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinin 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilmesi karşısında, Yargıtay denetimine imkan sağlayacak şekilde, değişiklikten önceki ve sonraki kanun hükümleriyle ayrı ayrı uygulama yapılarak bulunacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun değerlendirmesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Kabule göre de;
a) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 26.09.2005 yerine 26.05.2005 olarak gösterilmesi,
b)Tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemini silahtan sayılan ele geçirilemeyen bir taşla müştekinin çenesine vurmak suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmemek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Sanığın, müşteki ve eşi ile karşılaştıklarında kendisine vurmaya ve taş atmaya başladıklarını, bunun üzerine eylemini gerçekleştirdiğini savunması karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.