MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'in yokluğunda verilen hükmün ,bildirdiği son adrese tebliğe çıkarıldığı,bu adrese tebligatın yapılamaması nedeniyle iadesi üzerine, mernis adresine Tebligat kanununun 21.maddesi uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken ;bildirdiği son adrese Tebligat kanunu 35.maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle temyizin öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
1)Sanık ...'nin yokluğunda verilip, 01/04/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla CUMKnun 310.maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 11/04/2014 tarihinde temyiz etmiş olmasına göre temyiz isteminin CUMKnun 317.maddesi uyarınca REDDİNE;
2)Sanık ... hakkında ... ve ...'i yaralama suçundan;sanık ... hakkında ... ve ...'i tehdit suçundan, 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar aynı kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK'nin 264. maddesi uyarınca sanık ... müdafiinin ve sanık Saadetin'in dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereği merciince yerine getirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE
3)Sanık Saadettin hakkında müşteki ...'ı yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, eylemini silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirmesine rağmen tayin olunan temel cezanın, 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e.maddesi gereğince artırıma tabi tutulmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
5237 sayılı TCK'nin 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasınınyerine getirilmemesi halinde 5739 sayılı Kanunla yapılan değişiklik dikkate alınarak 5275 sayılı Kanununu 106/3. maddesi ile uygulama yapılacağı,seçenek tedbirlerin yasal süresi içinde yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK'nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis
cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanunun 106//3. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hapis cezasına çevrileceği gözetilmeksizin, hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa TCK'nin 50/6. maddesine göre ihtarına karar verilmesi suretiyle infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK'nin 50/6. maddesi gereğince ihtarın yapıldığı fıkranın hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy