MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu ve mahkemece kurulan ilk hükümde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesi uygulandığı halde bozmadan sonraki hükümde uygulanmaması,
2)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Yüksek Dairece katılanın sanığa hakaret edip vurduğu savunmasının değerlendirilip sanık yararına TCK'nin 29. maddesinde belirtilen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği vurgulanarak önceki hüküm bozulmuş; yerel mahkemece bu savunma gözetilerek bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Ancak sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararda indirim 1/4 oranında yapılmıştır.
Yüksek Dairenin emsal kararları gözetilerek, sanığın katılanın hakareti ve vurması biçiminde tezahür eden haksız eylemleri sonucunda suç işlediği olgusuna göre cezadan daha fazla indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, sayın çoğunluğun aksi düşüncesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy