MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
1)Anayasanın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 34, 230, 289.maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm veriler ile, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekmesine karşın, bu ilkeler uyulmadan gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre;
2)Suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda karşı tarafın kendisine saldırdığını ve kendisini yaraladıklarını ileri sürdüğü ayrıca suça sürüklenen çocuğunda olayda yaralandığının anlaşılması karşısında; hakkında TCK 29 maddesince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.