MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
18.10.2013 tarihli duruşmada sanık ... hakkında şikayetçi olan ancak katılmasına karar verilmeyen müşteki sanık ...'nın vekilinin süresinde temyiz dilekçesi vererek kararı temyiz etmesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan, CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca müştekinin katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... ve katılan sanık ... hakkında ...'ya karşı kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hükümlerinin incelenmesinde;
CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciine karar verilmek üzere dosyanın isteme uygun olarak incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık ... hakkında ... ve ...'ya karşı kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
18.10.2013 tarihli duruşmada sanık ... hakkında şikayetçi olan ancak katılmasına karar verilmeyen ... lehine vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin 3 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
a) Olayda sanığın da yaralandığının anlaşılması karşısında ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafii ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy