MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki...'ın 03/01/2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olduğunu ve kamu davasına katılmak istediğini beyan etmesine rağmen mahkemece 5271 sayılı CMK'nin 238. maddesi maddesine aykırı olarak katılma hususunda bir karar verilmediği ancak süresinde temyiz dilekçesi vererek kararı temyiz eden müştekinin 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan müştekinin 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... yönünden; iddianamede kemik kırılmasına neden olan yaralama eyleminden bahsedilmesi ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinin uygulanmasının istenmesi karşısında kemik kırılmasına neden olan yaralama basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinden TCK'nin 86/1. maddesinin uygulanması için ek savunma hakkı verilmemesi bozma sebebi kabul edilmeyerek tebliğnamenin (1) ve (2) bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın ve katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
a) Sanığın kasten yaralama suçunu haksız tahrik koşulları içerisinde işlediği kabul edildiği halde mala zarar verme suçu yönünden de haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy