MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin "itiraz" olduğu belirtilmekle, itiraz mercii tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı kararı ile TCK'nin 53.maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın ve sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine.Ancak;
a)Katılan ... hakkında ...Devlet Hastanesince düzenlenen 04/07/2011 tarihli raporda "os nazalde parçalı kırık saptandığı, söz konusu kırığın hayati fonksiyonlarına etkisinin (2) olduğu, hayati tehlike mevcut olmadığı, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı" belirtildiği halde, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30/09/2013 tarihli raporda "mevcut tıbbî evrakta tarif edilen kırığın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3), ağır (4,5,6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, grafideki kırık görüntüsünün yeni kırık niteliği taşıyor olması nedeniyle kırığın soruşturma konusu olay sırasında gerçekleşen yeni kırık olduğu, eski kırık olmadığı sonucuna varıldığı" belirtildiğinden kırığın katılanın hayati fonksiyonlarına etkisi yönünden mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Müştekideki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
c)TCK'nin 53.maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy