MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın müşteki ...'u yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 6217 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi ile değişik CMUK'un 305. maddesine göre hüküm kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ve CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2)Sanığın müşteki ...'i yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a)5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup 5271 sayılı CMK'nin 232. maddesinde belirtilen hususları içermesi gerektiği, hükmün gerekçesinde, delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yargılama sonucu ulaşılan kanaatin belirtilmesi ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin gösterilerek nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair önceki karara atıfta bulunulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 34, 223 ve 230/1. maddelerine aykırı davranılması,
b)Sanık hakkında yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak ve sanığın usülune uygun davetiye ile duruşmaya çağrılarak, sonucuna göre sanık hakkında yeniden yapılacak değerlendirme sonucu CMK'nin 231. maddesine uygun olarak hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c)Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi yerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesine aykırı olarak, önceden hapis cezasına karar verilmiş iken sonradan açıklanan hükümde adli para cezasına karar verilmesi,
d)5237 sayılı TCK'nin 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanununu 106/3. maddesi ile uygulama yapılacağı, seçenek tedbirlerin yasal süresi yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK'nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısının kararı ile adli para cezasının ödenmeyen kısmına karşılık gelen gün miktarınca hapse çevrileceği gözetilmeden, ayrıca hükmolunan hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa 5237 sayılı TCK'nin 50/6. maddesine göre ihtarat yapılmasına karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Yasanın 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 05.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.