MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1) ... Devlet Hastanesine ait 02/09/2013 tarihli rapor içeriği gözetildiğinde, müştekinin tüm tedavi evrakları ile birlikte müracaatının sağlanarak, yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine dair Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor alınması, sanığın hukuki durumunun ve suç niteliğinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Sanık ...'ın da yaralandığının dosya kapsamındaki adli rapordan anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespitine çalışılması, sonucuna göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı Kararı da dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Kabule göre; basit yaralama olarak kabul edilip uygulama yapılırken uygulama maddesinin hükümde gösterilmemesi,
4) TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy