Kasten yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/05/2014 tarihli ve 2014/10195 soruşturma, 2014/18679 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2015 tarihli ve 2015/633 değişik iş sayılı kararına karşı ... Bakanlığı'nın 28.01.2016 tarih ve 2015/2691 - 8815 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.02.2016 tarih ve 2016/43834 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda şüphelinin, müştekinin elini ve parmaklarını arabaya sıkıştırmak suretiyle yaraladığından bahisle müştekinin 13/02/2014 tarihli müracaatı üzerine soruşturma işlemine başlanılmasını müteakip, müştekinin vasisi olan babasının şikayetinin bulunmadığı gerekçesiyle şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 29/05/2013 tarihli ve 2013/532 esas, 2013/1128 sayılı müştekinin kısıtlanmasına dair verilen kararın Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 12/05/2014 tarihli ve 2014/5634 esas, 2014/8595 karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve kararın kesinleşmemesi nedeniyle müştekinin şikayet hakkının devam ettiği ve vasisi olan babasının şikayetten vazgeçmesine dair beyanının hukuken geçerliliğinin bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine dair karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, talebin niteliğine göre, 26.02.2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümüne İlişkin Ortak Hükümler" kısmı ve 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca işin incelenmesi Yüksek Yargıtay 12. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE; dosyanın incelenmek üzere ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE; 30.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy