MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizin 23.2.2016 tarih, 2015/24746 Esas , 2016/4310 sayılı Tevdii kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 21.3.2016 tarihli itiraznamesi ile
6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Yasanın geçici 6. maddesi gözetildiğinde Sulh Ceza Mahkemesinin hüküm tarihi itibariyle yetkisinin devam ettiği gerekçesiyle
Dairemiz tevdii kararının kaldırılarak dosyanın esasıyla ilgili karar verilmesi istemiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6545 sayılı Kanunla 5320 Sayılı Kanuna eklenen ve 28.6.2014 tarihinde yürürlüğe giren Ek 6. madde ile Sulh Ceza Mahkemelerinin kaldırıldığı, bu tarih itibariyle Sulh Ceza Makkemelerinin görülmekte olan uyuşmazlıklar ile ilgili yetkisinin bulunmadığı, her ne kadar Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 30.6.2014 tarihli duyurusunda "kaldırılan mahkemelerde bulunan derdest dosya ve kesinleşen dosyalara ait arşiv ve emanetler ile diğer evrak ve dokümanların HSYK tarafından devredilecek mahkemeler belirlenene kadar bekletilmesi" şeklinde görüş belirtmiş ise de idari mercii olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yargısal faaliyetlerle ilgili olarak tavsiye niteliğinde bildirdiği görüşün yagı makamlarını bağlamayacağı ve buna göre 6545 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra Kanunla kaldırılan Sulh Ceza Mahkemesince 9.7.2014 tarihinde alınan kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, açıklanan gerekçelerle;
Dairemizin 23.2.2016 tarih, 2015/24746 Esas , 2016/4310 sayılı Tevdii kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE; itiraz ile ilgili bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 21/6/2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
6545 sayılı Kanunun 84.maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 6.maddenin 1. fıkrası aynen şöyledir. “ (1)-Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sulh ceza mahkemeleri kaldırılmıştır.” bu kanun 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğine göre bu tarihte sulh ceza mahkemeleri kaldırılmıştır.
Aynı kanunun geçici 6. maddesinin 7. fıkrası ise şu şekildedir. “ (7)-Sulh ceza hakimlikleri faaliyete geçinceye kadar,sulh ceza mahkemelerinin görev alanına giren her türlü kararı vermeye kaldırılan sulh ceza mahkemeleri yetkilidir.”
Bu fıkradan da anlaşıldığı gibi kanunun yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihi ile sulh ceza mahkemeleri kaldırılmışsa da sulh ceza hakimlikleri faaliyete geçinceye kadar kaldırılan sulh ceza mahkemelerinin karar vermeye yetkili olduğunu belirtmiştir.
6545 sayılı Kanunun 84.maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin 2. fıkrası da şöyledir. “(2)- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde sulh ceza hakimlikleri kurulur.” bu madde 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğine göre bu tarihe yirmi gün eklediğimizde 18.07.2014 tarihi sulh ceza hakimliklerin kurulduğu tarihtir. Sulh ceza hakimliğinin faaliyete geçeceği tarih bu tarihten daha sonraki bir tarih olması gerekmektedir.
Bizim dosyamızda “kaldırılan sulh ceza mahkemesi ....Sulh Ceza Mahkemesidir.” bu mahkeme 28.06.2014 tarihinde kaldırılmış 20 gün sonra yani 18.07.2014 tarihinde sulh ceza hakimliği kurulmuş ancak sulh ceza hakimliği faaliyete henüz başlamadığından (kaldırılan sulh ceza mahkemesi olan ......Sulh Ceza Mahkemesinin) görevi halen devam etmektedir. Bu (kaldırılan sulh ceza mahkemesi olan ...Sulh Ceza Mahkemesinin) 09.07.2014 tarihinde verdiği kararı yok hükmünde olmayıp yasaya uygun temyizi kabil bir hüküm olduğu anlaşılmakla Yargıtay C.Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilip dairemizin 07.10.2015 tarih 2015-12260 esas 27529 sayılı kararının kaldırılması görüşünde bulunduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Full & Egal Universal Law Academy