MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü,
1) Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddine ilişkin 19.09.2013 tarihli ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından sanıklar ve sanık müdafiinin bu karara yönelik itirazının 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 315/2. maddesi gereğince reddine ve redde ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK'nin 52/4. maddesinin uygulandığı paragrafından "Ödenmeyen Adli Para Cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-