MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Dairemizin sanıklar ..., ..., ..., ... hakkındaki 14.09.2015 tarih ve 2015/9617 esas 2015/25425 karar sayılı hükme ilişkin Düzelterek Onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 04.04.2016 tarih KD-2016/81430 sayılı itiraznamesi ile;
“Mağdur ...'nın 16/06/2007 günü Jandarmaya başvurarak kendisinin ...Köyü'nden ... ve ... isimli kişiler ile yanında bulunan isimlerini bilmediği üç kişinin kendisini darp ettiklerinden bahisle şikayetçi olduğu, olay hakkında ...ın bilgi sahibi olduğunu söylediği... ile sanıkların kolluk anlatımlarında adı geçen...'ın ifadelerinin kollukça tespit edildiği, sanıkların ifadelerinin de alındığı, olayda olduğu iddia edilen beşinci kişinin kimliğinin belirlenemediği, Mağdurun 18/06/2007 günü Cumhuriyet Savcılığına başvurarak, sanıklarla beraber bira içtiği, sarhoş olduğunu, bu nedenle motosikleti ile beraber düştüğünü bu şekilde yaralandığını beyan ettiği, şikayetini geri aldığı, 14/08/2007 günü tekrar Cumhuriyet Savcısına gelerek Jandarmaya verdiği ifadenini doğru olduğunu, kendisini yeniden darp ederler korkusu ile ifadesini değiştirdiğini beyan ettiği, bunun üzerine sanıklar hakkında 02/06/2008 gün ve 2007/406 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek mağdur hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığı, Mağdur hakkında iftira suçundan açılan kamu davasının ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/186 Esas sırasına kayden yapılan yargılaması sırasında sanıkların ifadelerine mağdur sıfatı ile başvurulduğu, mağdurun sanık sıfatı ile savunmasının alındığı, tanık olarak ...'ın dinlendiği, olay hakkında doğrudan görgüsü olmayan tanık ...'ın dinlenmediği, mahkemenin 10/02/2009 gün ve 2009/15 karar sayısı ile mağdurun beraatine karar verdiği ve sanıklar hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kasten yaralama suçundan suç duyurusunda bulunduğu, bu suç duyurusunun yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturma numarası verilerek kayda alındığı ve ortaya yeni bir delil çıkmadan sanıklar hakkında 30/03/2009 günlü iddianameyi düzenleyerek kamu davası açtığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan başlatılan ve sanıklara atılı suç yönünden ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmek, mağdur hakkında iftira suçundan kamu davası açılmak suretiyle bitirilen 2007/406 sayılı soruşturmada toplanan delillerden farklı bir delilin ortaya çıkmadığı, incelenen dava dosyası ve bu dosya içine celp edilen ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin mağdurun iftira suçundan beraatine karar verdiği 2008/186 Esas sayılı dava dosyası kapsamından tespit edilmesi karşısında, yerel mahkemece sanıklar hakkındaki kamu davasının reddi yerine sanıkların mahkumiyeti yönünde karar verildiği"nden bahisle Dairemiz Düzelterek Onama ilamının kaldırılması talebiyle dosyanın, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürülüğe giren 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler hükmü uyarınca itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur ...'nın 16/06/2007 tarihinde jandarmaya müracaat ederek 15/06/2007 tarihinde... ... ve ... tarafından darp edildiğini söylediği, 18/06/2007 tarihinde Cumhuriyet savcılığında alınan beyanında motordan düştüğünü ifade ettiği, 14/08/2007 tarihinde tekrar jandarmada şüpheli sıfatıyla iftira suçundan savunması alınırken ilk ifadesinin doğru olduğunu, kimseye iftira atmadığını savunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02/06/2008 tarihli ek karar ile... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, mağdur ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde iftira suçundan yapılan yargılanmada ... 31/07/2008 tarihli savunmasında yine kendisini ...'ın yaraladığını savunduğu, mahkemece ... hakkında iftiradan 10/02/2009 tarihinde beraat kararı verilerek 18/02/2009 tarihinde Cumhuriyet savcılığına sanık ...,... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, beraat kararının da temyiz edilmeksizin 13/03/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; mağdurun iftira suçundan hakkındaki soruşturma ve kovuşturma sırasındaki beyanlarının yeni delil mahiyetinde olduğu, sanıklar hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle CMK'nin 173/6. maddesinde " İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar verilmiş olan sulh ceza hakimliğinin bu hususta karar verilmesine bağlıdır." şeklindeki düzenlemenin itiraz konusu olayda uygulama yerinin bulunmadığından,
Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tarafından 04.04.2016 tarih KD-2016/81430 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 14.09.2015 tarih ve 2015/9617 esas 2015/25425 karar sayılı hükme ilişkin Düzelterek Onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy