Basit yaralama suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/06/2012 tarihli ve 2012/466 Esas, 2012/784 sayılı Kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, dosyanın yeniden ele alınmasına yer olmadığına dair ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2015 tarihli ve 2015/416 Esas, 2015/324 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 09.03.2016 tarih ve 2016/185 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.03.2016 tarih ve 2016/109405 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, hakkında kapatılan ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/06/2012 tarihli ve 2012/466 Esas, 2012/784 sayılı ilamıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunan sanığın, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/548 Esas, 2015/258 sayılı ilamına konu suçu işlemesi nedeniyle söz konusu bu mahkeme tarafından yapılan ihbar üzerine, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesince dosyanın yeniden ele alınarak 2015/416 Esas numarasına kaydedildiği, yapılan yargılama sonucunda, “mahkememizin 2015/416 Esas sayılı dosyası ile ele alınmış olduğu anlaşıldığından dosyanın yeniden ele alınmasına yer olmadığına” dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesinde, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki amir hükmü ve denetim süresi içerisinde sanık ...'ın ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2015 tarihli ve 2014/350 Esas, 2015/249 sayılı Kararına konu alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçunu işlediği ve anılan Mahkeme tarafından 500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2015 tarihli ve 2015/416 Esas, 2015/324 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.