MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'in 02.05.2014 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden kendisi hakkında kurulan hükümleri sanık sıfatıyla, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin 22.04.2014 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümleri suça sürüklenen çocuk müdafii sıfatıyla temyiz ettiği anlaşılmakla, bu hükümler ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararların temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Katılan ... ve eşi ...'ın tanık ... ile sabah saatlerinde kendilerine ait bahçelerinde odun kestikleri sırada, katılan ...'e komşu olan ve gürültüden rahatsızlık duyan sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılanı uyarması üzerine yaşanan kavga olayında, sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarında katılan ve eşi tarafından kendilerine hakaret edildiğini, darp edildiklerini belirtmeleri ve sanık ile suça sürüklenen çocuğun adli raporlarında belirtildiği şekilde yaralanmış olmaları karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması,bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık ve suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 2 yıl 9 ay 10 gün süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olmasına nazaran, 5237 sayılı Kanunun 51/3. maddesi uyarınca tayin olunacak denetim süresinin, ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde denetim süresinin 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi,
c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.