MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizin 08.03.2016 tarih, 2015/32331 Esas - 2016/6076 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29.04.2016 tarih ve 1-2014/314393 sayılı itiraznamesi ile sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği düşüncesi ile suç vasfına yönelik olarak hükmün bozulması istemiyle onama kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ve katılan arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, olay günü sanık ile tanık ... arasında çıkan tartışma sırasında, katılanın sanığı uyarmasından sonra sanığın, alkolün de etkisi ile önce katılanın ayaklarına doğru, ardından karın bölgesine doğru birer el ateş ettiği, olayın ani gelişimi, yakın mesafeden ateş ettiği halde hayati bölgeleri hedef alarak birden fazla kez ateş etmesi mümkün olduğu halde eylemine kendi iradesi ile son verdiği, tanık beyanlarına göre de sanığın olay sonrası katılan yaralanıp yere düştükten sonra kaçarken tanıklar tarafından yakalanarak silahının elinden alındığı hususları dikkate alındığında, sanığın kastının kasten yaralamaya yönelik olduğuna ilişkin Dairemiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı görüldüğünden, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının REDDİNE,
Dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 07.06.2016 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde katılan ...'nin, tanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nin birlikte ... stadı yanında bulunan boş arazide alkol aldıkları sırada, sanık ...'nın bu şahısların yanlarına geldiği ve birlikte içki içmeye devam ettikleri, bir süre sonra sanık ... ile olay yerinde bulunup sanığın akrabası olan ... arasında ailevi nedenlerden dolayı tartışma çıktığı, sanığın alkolün de etkisi ile yanında bulunan ruhsatsız tabanca ile önce havaya doğru, sonrasında yere doğru birkaç el ateş ettiği, sanığın bu hareketi üzerine katılanın "neden ateş ediyorsun, şimdi polis gelir, bizi rahatsız eder, ben de seni döverim" dediği, bu kez sanığın kızarak bir el katılanın bacağına, sonrasında da bir el katılanın karın bölgesine ateş ettiği, katılanın alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre ''batına nafiz, mide, karaciğer ve bağırsak lezyonlarına ve sağ iliak kanatta minimal deplase parçalı fraktür hattına ve hayati tehlikeye neden olacak, kemik kırığı hayat fonksiyonlarını orta 3. derecede etkiler, basit tıbbi müdahale ile geçmez" şekilde yaraladığı, katılanın yaralanmasından sonra, olay yerinde bulunan tanıklar tarafından sanığa müdahale edildiği ve elindeki silahın zorla alındığı, bu hali ile sanığın eylemine kendi iradesi ile son vermediğinin anlaşılması karşısında, olayda kullanılan silahın elverişliliği, ateş edilen karın bölgesi, atış mesafesinin kısalığı, sanığın ateş etmeye devam edecek iken tanıklar tarafından engel olunması, acil müdahale sonucu katılanın kurtarılabildiği dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında hata yapılarak kasten yaralamadan hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy