MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamına göre, akıl sağlığı yerinde olmayan maktulün 30/10/2013 günü sanığa hakaret etmesi sonucu, sanığın maktülü darp ederek yere düşürdüğü, akabinde; sanığın yerde yatmakta olan maktule tekmeler attığı, aldığı darbeler üzerine 01/11/2013 günü ... Devlet Hastanesine müracaat ettiği, taburcu olmasının ardından 03/11/2013 günü fenalaşarak hayatını kaybettiği, Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu'nun 25/12/2013 gün ve 5156 sayılı raporuna göre "maktülün ölümünün künt göğüs travmasına bağlı kot kırıkları ile birlikte akciğer laserasyonuna bağlı iç kanama sonucu meydana geldiği, maktulün 30.10.2013 tarihinde meydana gelen yaralanması ile 03.11.2013 tarihinde meydana gelen ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu" şeklinde mütalaa verildiği, ancak aynı kurulun 07/05/2014 tarih ve 2125 sayılı raporuna göre "kişinin 01.11.2013 tarihinde saat 11:45'te ... Devlet Hastanesinde müracaat ettiği, Acil Servis'te muayene edildiği, göğüs cerrahisi bölümünden konsültasyon istendiği, muayenesinde solunum seslerinin sol tarafta dinlemekle azaldığı, çekilen grafilerinde kapalı kot kırığı, yumuşak doku bozuklukları ve hemotoraks teşhisi konulduğu, önerilen tıbbi tedaviyi reddeden şahsın aynı gün saat 15:00 gibi kendi isteği ile tedaviyi istemediği için taburcu edildiğinin kayıtlı olduğu, otopsisinde tespit edilen travmatik değişimlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağrılıkları itibariyle kişinin önerilen tıbbi tedaviyi kabul etmesi halinde kurtulma ihtimalinin bulunduğunun" mütalaa edilmesi karşısında, sanığın eylemi ile maktülün ölümü arasında illiyet bağının kesintiye uğraması nedeniyle mahkemenin sanığı kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan TCK'nin 87/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile oluşan yeni hukuki durum da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy