MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2)Sanık ... hakkında katılan ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 17/12/2014 tarihinde verilen hükme karşı 27/01/2015 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 310 ve 317. maddeleri uyarınca istem gibi REDDİNE,
3)Sanık ... hakkında katılan ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2 maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, katılanın ve sanığın 11.06.2013 tarihinde alınan beyanlarında, usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmedikleri, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında TCK 86/2 maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçilmesine rağmen verilen hapis cezasının TCK'nın 50/2 maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy