MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesinde "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklinde değişiklik yapılmış ise de; suç tarihinden sonra yapılan söz konusu değişikliğin sanık aleyhine olduğu ve değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında daha öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması nedeniyle koşulları bulunmadığından sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) Hükmedilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği halde hükmün başında, karar özeti bölümünde; hükmedilen cezanın ertelendiği hususuna yer verilmesi, hükmün başında; yargılama konusu suçtan zarar görmeyen mağdurların isimlerine yer verilmesi, görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı hüküm kurulmadığı halde hükmün başında bu suça da yer verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232. maddesine aykırı davranılması,
3) Sanığın kasten yaralama eylemini kamu görevlisi olan katılana görevinden dolayı 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi gereği silahtan sayılan av tüfeği ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 86/3-c-e bentlerini ihlal etmesi ve sanık hakkında aynı olayda iki ağırlaştırıcı neden bulunması gözetilerek 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi ile temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen adli raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4.) derece
olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
5) Sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen cezasının TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında hesap hatası yapılarak 1 yıl 15 ay hapis cezası yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
6) Sanığın mahkumiyetine esas teşkil eden nitelikli yaralama suçunu, Mazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/21 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamından kaynaklanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması için öngörülen denetim süresinden önce işlediği halde, suçun denetim süresi içerisinde işlendiğinden bahisle kararın bir örneğinin adı geçen mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
7) Sanık hakkında TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ile üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.