MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde, 6763 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı cihetle, somut olayda sanık hakkında mağdur ...'u silahla kasten yaralama eylemi nedeniyle uygulama maddesi TCK'nin 86/3-e maddesi yerine TCK'nin 86/3-a maddesi şeklinde yanlış gösterilse de, uzlaşma kapsamında bulunmayan, TCK'nin 86/1 ve 86/3-a maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı gibi, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair karar verildiği, TCK’nin 86/1. maddesi kapsamında kalan eylemin kanun değişikliği öncesinde de uzlaştırma kapsamında bulunduğu ve mağdur ve sanığın soruşturma safhasında uzlaşmak istemediğini bildirmeleri karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
1) Gerekçeli karar başlığında mağdur ...'un adı ve soyadının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
2) Mağdur ... ve tanık ...'un beyanları ile bu beyanları doğrular nitelikteki adli rapor karşısında, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sopa ile mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, sanığın TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasının ek savunma da verilmek suretiyle TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında, mahkemenin 08/11/2007 tarih ve 2007/799 Esas - 2006/766 Karar sayılı ilk kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 62. maddeleri gereğince verilen 10 ay hapis cezasının TCK'nin 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilerek, TCK'nin 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesine dair karar verildiği, hükmün 5271 sayılı CMK'nin 231. madde uygulamasının tartışılması yönünden mahalli mahkemece değerlendirilmesi gerekçesi ile Dairemizin 07/10/2009 tarih ve 2009/16157 Esas – 2009/16530 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında TCK'nin 86/1 ve 62. maddeleri gereğince verilen 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasti suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün TCK'nin 86/1 ve 62. maddeleri gereğince verilen 10 ay hapis cezası olarak açıklanmasına karar verilmiş ise de, CGK'nin 09/02/2016 tarih, 2014/71 Esas - 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle sanığa verilen hapis cezasının TCK'nin 50/1-a, 52/2 ve 52/4. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Kabule göre, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy