MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı taraflarca temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hükümler inceleme dışı tutulmuştur.
Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanık müdafii, katılan ve vekilinin itirazının reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmakla, inceleme dışı tutulmuştur.
Katılan sanık ... ve vekilinin, katılan sanık sıfatı kurulan hükümlerin tamamını temyiz ettikleri; katılan sanıklar ... ve ... ... müdafiin ise sadece sanık sıfatı ile müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri anlaşılmakla yapılan incelemede;
1)Sanık ... hakkında katılan ... ve ... karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karara karşı sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin kararda usul ve
yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının reddi ile red kararına ilişkin 17.12.2015 tarih, 2014/575 Esas - 2015/787 Karar sayılı ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ... karşı hakaret suçundan ve yine sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik katılan sanık ... ve müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık ... ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile katılan ve vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafii ile katılan ve vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
4)Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ... karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı tehdit suçunu, uzlaşma kapsamında bulunmayan silahla basit yaralama suçu ile birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, meydana gelen kavga sırasında sanığın her bir katılanı ayrı ayrı sözlerle tehdit etmekle birlikte, aynı kavga içerisinde "sizi öldüreceğim" gibi cümlelerle her üç katılanı hedef alan sözler de sarf ettiği, bu kapsamda sanığın aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi gereğince TCK'nin 43. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmesi suretiyle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, katılan sayısınca mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini,
b)Kısa süreli hapis cezası ile cezalandırılan ve hakkında lehe olan tüm hükümlerin uygulanması talebi bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 50. maddesindeki seçenek tedbirlerin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
5)Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile katılan ve vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı tehdit suçunu, uzlaşma kapsamında bulunmayan silahla kasten yaralama suçu ile birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde daha önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılmakla, fiili işlediği sırada 65 yaşını bitirmiş olan sanık hakkında, 1 yıldan az süreli hapis cezasının, TCK'nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince, TCK'nin 50. maddesindeki seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan ve vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
6)Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı ve uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suçla birlikte işlenmediği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi,uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.