MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Sanığın eylemi sonucu, şikayetçinin burun kemiğinde kırık meydana gelecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi hükmü uyarınca 5237 sayılı Yasanın 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa olanak verecek şekilde ayrı ayrı somut olaya dair uygulaması hükmün gerekçesinde gösterilip lehe yasa karşılaştırması bu şekilde yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Sanık hakkında, Mahkemenin 27/09/2007 tarih ve 2005/681 Esas – 2007/219 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/3, 62 maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği ve TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelendiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine CMK'nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile Dairemiz tarafından bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında bu kez aynı maddeler uygulanarak 10 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece 27/01/2015 tarih ve 2014/590 Esas- 2015/54 Karar sayılı karar ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de;
Ceza Genel Kurulu'nun 09/02/2016 tarih, 2014/71 Esas- 2016/42 Karar sayılı kararı gereğince, sanık hakkında mahkemece verilen 27/09/2007 tarihli kararda erteli hapis cezasının, sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık yönünden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak olduğu, dolayısıyla 10/03/2015 tarihinde hüküm açıklanırken, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 16/10/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.