MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısı, 12/11/2014 tarihinde verilen hükmü 1 aylık süre içerisinde 04/12/2014 tarihinde temyiz ettiğinden, tebliğnamenin süreden red yönündeki görüşüne iştirak edilmeyerek ve müşteki ...'a aşamalarda müşteki sıfatıyla katılma hususunun sorulmadığı görülmekle süresinde temyiz dilekçesi vererek kararı temyiz eden müştekinin 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan müşteki ...'un 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1)Sanıklar ... ve ... hakkında ...'a yönelik yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında verilen 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık ... hakkında ...'a yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)11/01/2012 tarihli duruşmada kendisini yaralayan sanık ...'dan şikayetçi olduğunu ifade eden müşteki ... Bozkurt'tan davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 238/2. maddesine aykırı davranılması,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2002 tarihli ve E.2002/4 - 238 - K.2002/367 sayılı kararı uyarınca, taraflar arasında çıkan kavgada, dosya kapsamındaki delillerden kavgaya hangi tarafın haksız hareketi ile sebebiyet verdiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3)Sanık ... hakkında ...'ye yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)11/01/2012 tarihli duruşmada kendisini yaralayan sanık ...'dan şikayetçi olduğunu ifade eden müşteki ...'den davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 238/2. maddesine aykırı davranılması,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2002 tarihli ve E.2002/4 - 238 - K.2002/367 sayılı kararı uyarınca, taraflar arasında çıkan kavgada, dosya kapsamındaki delillerden kavgaya hangi tarafın haksız hareketi ile sebebiyet verdiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasıyla uygulama yapıldığının belirtilmesine rağmen, aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca cezadan indirim yapıldığında netice cezanın 3 ay 10 gün hapis cezası yerine adli para cezası olarak belirtilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4)Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre;
b)Sanığın katılan ...'un evinin camını; katılanın, oğlu ...'u yaralamasından dolayı kırdığının anlaşılması ve kabulün de bu yönde olması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29/1. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)11/01/2012 tarihli duruşmada savunması alınırken, katılanın zararını karşılamak istediğini belirten sanığın, 5237 sayılı TCK'nin 168. maddesinin 2. fıkrası kapsamındaki etkin pişmanlık hükmünden yararlanma olasılığı değerlendirilerek, sanığa katılanın uğradığı zararı gidermesi için uygun bir süre tanınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
d)Adli sicil kaydı bulunmayan ve zararın karşılanması konusunda iradesini gösteren sanığa, katılanın zararını gidermesi için uygun bir süre tanınması ve sonucuna göre; 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; "zararı gidermediği'' şeklinde, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında CMK'nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
e)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği halde hükmün F/7 bendinde "yasal imkan olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" karar verilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
f)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.