MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere, beraatlere dair sanık ... müdafii, ... çocuk ...,
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar ..., ... ve ... ile ... çocuk ... haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ... ve ... çocuk ...'in suç tarihinde Derik İlçesinde bulunmadıklarını ve üzerlerine atılı suçu işlemediklerini beyan ettikleri, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca gönderilen iletişim tespiti tutanakları içeriğinden, sanık ... ve ... çocuk ...'in kullandıklarını beyan ettikleri telefonların suç tarihinde İzmir'in Selçuk ilçesinde bulunan baz istasyonlarından sinyal aldıklarının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin sanık ... ve ... çocuk ...'in mahkumiyetlerine dair karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Uyap'tan alınan kayda göre, sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra temyiz inceleme tarihinden önce 15/09/2016 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanıklar ..., ..., ... ve ... çocuk ... haklarında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) Mahkemece hükme esas alınan, Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi ve travmatoloji uzmanınca düzenlenen 05/02/2009 tarih ve 21 sayılı raporda; "katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, kişide mevcut kırıkların hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularda veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olmadığı" belirtilmiş ise de, rapor içeriğine ayrıca "2. parmakta flexör hareketinde kısıtlılığı ve el bileğinde hareketler sırasında ağrı oluşmasının sekel olarak kaldığı" tespitinin de yapıldığı, bu hali ile yaralanmasının duyularından veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığı açısından katılan ... hakkında düzenlenen adli raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığının anlaşılması karşısında, katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar ile varsa grafilerinin temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, yaralanmasının niteliği hakkında duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kesin rapor aldırılması gerektiği düşünülmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre,
b) Sanıklar ..., ..., ... ve ... çocuk ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde, sanıklar ve ... çocuğun 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca "1 yıl 6 ay hapis cezası" olarak belirlenen temel cezalarının TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında artırımı sırasında "1 yıl 15 ay hapis cezası" ile cezalandırılmaları yerine "2 yıl 3 ay hapis cezası" ile cezalandırılmalarına, yine cezalarının TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca (1/4) oranında artırımı sırasında "1 yıl 21 ay 22 gün hapis cezası" ile cezalandırılmaları yerine "2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası" ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle sanıklar ve ... çocuk hakkında fazla ceza tayini,
c) ... çocuk ...'ın suç tarihinde 17 yaşında bulunmasına rağmen, cezasında TCK'nin 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılmaması suretiyle ... çocuğa fazla ceza tayini,
d) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e) Suç tarihinde onsekiz yaşını doldurmamış olan ... çocuk ... hakkında TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafii, ... çocuk ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 27.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy