MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki ...’ın 06.03.2015 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan ettiği, müştekinin hükmü aleyhe temyiz ederek katılma iradesini göstermiş olduğunun tespiti ile yaralama suçu nedeniyle suçtan zarar görme ihtimali bulunan müştekinin 5271 sayılı CMK'nin 237/2 ve 260. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda birden fazla kesici alet yaralanmasının meydana geldiği, Hatay Antakya Devlet Hastanesinin 22/12/2014 tarihli kalp-damar cerrahisi, genel cerrahi ve göğüs cerrahisi uzmanlarınca hazırlanan raporlarda, “sırtta orta bölge sol yanda 2 cm. genişlik ve 2 cm. derinlikte; orta hatta 1 cm. genişlik, 2 cm. derinlikte; sol koltuk altında 1 cm. genişlik, 1 cm. derinlikte kesici-delici alet yaralanmaları”nın ve “katılanın yaşamını tehlike sokan bir duruma sebep olduğu”nun bildirilmesi ve fakat meydana gelen yaralanmalardan hangisi veya hangilerinin hayati tehlike oluşturduğunun açıklanmamış olması karşısında, katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile varsa film ve grafilerinin temini ile Adli Tıp Kurumundan, katılandaki her bir yaralanmanın niteliği ve ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadıkları hususunda ayrıntılı rapor alınarak, sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2) İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar olduğu gözetilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli esas 2002/4-238-2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi durumunda da sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulaması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy