MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında verilen dava sonuçlandırıcı nitelikte olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, CMK'nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... hakkında müşteki ...’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak verilen “1 yıl hapis cezası”nın TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırımı ile sanığın “2 yıl hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken “2 yıl 12 ay hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi, yine sanığın TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca “3 yıl hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra TCK’nin 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sırasında sanığın “2 yıl 6 ay hapis cezası” ile cezalandırılması yerine “3 yıl 6 ay hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
b) Sanık ...’ın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı karşılıklı kavgada ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirdiği halde, sanığın cezasında haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması suretiyle, sanığa fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy