MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık ... müdafiinin yüzüne tefhim edilen hükümleri 26.10.2015 tarihli süre tutum dilekçesi ile “sanık müdafii ” sıfatıyla temyiz ettiği, yasal süre geçtikten sonra 03.12.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise diğer sanık ... hakkında kurulan hükmü de katılan sıfatıyla temyiz ettiği gibi; sanık ... hakkında tayin olunan adli para cezasının, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığı anlaşıldığından, “katılan vekili” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçndan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin edilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK'nin 86/3-(e) maddesi uyarınca yarı oranında artırılması sırasında 1 yıl 15 ay hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak yazılı şekilde 2 yıl 3 ay hapis cezası belirlenmesi devamında TCK'nin 87/1-(d) maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında 2 yıl 30 ay hapis cezası yazılı şekilde 4 yıl 6 ay hapis cezası belirlenmesi TCK'nin 87/1-d-son maddesi uyarınca ceza 5 yıla çıkarılması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy