MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay günü kavgaya dahil oldukları anlaşılan ... çocuklar ... ve ... hakkında kamu davası açılıp açılmadığı araştırılarak, açılmış bir dava var ise öncelikle birleştirme yoluna gidilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi; birleştirme olanağı kalmadığının tespit edilmesi halinde ise söz konusu dosyanın onaylı bir örneği getirtilerek incelenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
2) Dosyanın taraflarının soruşturma aşamasında kollukta alınan ilk beyanlarının dosya arasında bulunmadığı, Uyap ortamına taranıp aktarılan belgelerin ise okunaklı olmadığı anlaşılmakla, söz konusu ifade evraklarının onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanıkların aşamalarda üzerlerine atılı suçlamayı inkar ettikleri, mağdur anlatımlarının ise kendi içlerinde ve aşamalarda çelişkili olduğu anlaşılmakla, taraf beyanlarının ayrıntılı şekilde alınması ve çelişkilerin giderilmeye çalışılması suretiyle kavgaya kimlerin katıldığı, kimin kime karşı hangi eylemi gerçekleştirdiği tespit edilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
4) Mağdur ...'nin raporunda darp cebir izi bulunmadığının belirtilmesi, mağdurun da atılan taşlardan kendisini koruduğunu belirtmesi karşısında mağdura yönelik eylemlerin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
5) Aralarında önceye dayalı anlaşmazlık bulunduğu anlaşılan taraflar arasında, karşılıklı yaralama şeklinde gerçekleşen olayda, iki tarafın da kavganın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Daireleri'nin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
6) Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan takdiren adli para cezasından hareket edildiği belirtildiği halde, temel cezanın hapis cezası olarak tayin edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
7) Sanıkların üzerlerine atılı suçu silahtan sayılan taşla işledikleri kabul edilerek cezalarında artırım yapılırken uygulama maddesinin TCK'nin 86/3-e maddesi yerine TCK'nin 86/3-3 maddesi olarak hatalı gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy