MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde her ne kadar sadece sanıklardan ...'ın ismi temyiz eden olarak gösterilmişse de dilekçe içerisinde diğer sanık ... yönünden de hükmün temyiz edildiği anlaşıldığından, her iki sanık yönünden inceleme yapılmış, diğer taraftan sanık müdafinin temyizini sanıklardan ...'ın sadece katılan ... ' e yönelik eylemiyle sınırlı tuttuğu anlaşıldığından, sanık ...’ın ...’i yaralama eylemi yönünden temyiz incelemesi yapılmış, sanık ...’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmasına karşın TCK’nin 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...’ın da yaralandığı, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halde, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2) Katılan ... hakkında Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 28.02.2013 tarihli raporda, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi açısından değerlendirilmesi için henüz erken olduğu, olay tarihinden itibaren en erken 12 ay sonra şahsın muayenesi sonrasında yorumda bulunulabileceğinin belirtilmesi karşısında bu yönde rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Sanıklar hakkında TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakları saklı tutulmak suretiyle isteme aykırı BOZULMASINA, 23.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.