MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Müştekinin hazırlık beyanında, yargılama konusu eylemi iştirak halinde işledikleri mahkemece kabul edilen, temyiz dışı sanık ...’nin sağ ayak bileğine taş attığını ifade ettiği ve bu beyanın müşteki hakkında tanzim olunan adli rapor ile doğrulandığı gözardı edilmek ve müştekinin hangi beyanına neden üstünlük tanındığı açıklanmamak suretiyle, kovuşturma aşamasındaki beyanı esas alınarak iştirak halinde işlenen suçta sanığın eylemini silah ile gerçekleştirdiği sabit olduğu halde, sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanığın, aşamalarda değişmeyen ve temyiz dışı sanık ... tarafından doğrulanan beyanlarına göre, sanığın eylemini ilk olarak müştekinin kendisine saldırması üzerine gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Kabule göre de;
3) Sanığın üzerine atılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma aşamasında sanığın 31/12/2013 tarihinde uzlaşma formunu imzalayarak uzlaşma teklifini kabul ettiği, ancak katılana usulüne uygun şekilde uzlaşma teklif edilmeden kamu davasının açıldığı anlaşılmış olmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 254. maddesi gereği mahkeme tarafından, CMK'nin 253 maddesinde düzenlenen uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devam olunarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4) Mahkemece sanığın yargılama konusu suçu, temyiz dışı sanık ... ile iştirak halinde işlediğinin ve eylemin 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmakla, söz konusu suçun şikayete tabi olması ve müştekinin 16.09.2014 tarihli oturumda sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nin 73/4. maddesi gereği düşürülmesine karar verilmesi karşısında; sanıkların eylemlerini TCK'nin 37/1. maddesine göre iştirak halinde işledikleri hususu ve TCK'nin 73/5. maddesinin "İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar." hükmü gözetilerek, TCK’nin 73/6. maddesi uyarınca sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda beyanı alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesi gereği göre sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, istem gibi BOZULMASINA, 17.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy