MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Müştekiler ... ve ...’in duruşmada alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini beyan etmelerine rağmen, suçtan zarar görme ihtimalleri bulunan şikayetçiler hakkında katılma kararı verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nin 237. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Müşteki ... hakkında Adli Tıp Kurumu Aydın Şube Müdürlüğünce düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan 02/03/2015 tarihli raporda, mağdurda meydana gelen “yüzünde iyileşen, yerinde nedbe dokusu bırakan ve burun kemiğinde minimal deviasyona neden olduğu” belirtilen yaralanmanın “yüzde sabit iz ya da yüzün sürekli değişikliği niteliğinde olmadığı”nın ifade edilmesi karşısında, bahse konu raporda mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla, mağdurun, tüm tedavi evraklarının da temini ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevki ile mevcut yaralanmanın, 5237 sayılı TCK’nin 87/1 ve 87/2. maddesi kapsamında niteliğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor aldırılması gerekirken, çelişkili rapora itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Müşteki ... hakkında, suç tarihinden yaklaşık 20 gün sonra Didim Devlet Hastanesince düzenlenen 28/11/2013 tarihli raporda, “Sağ göz üstünde ve sol göz kenarında eski yara izlerinin görüldüğü”nün ifade edilmesi karşısında, mağdurun, tüm tedavi evraklarının da temini ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevki ile mevcut yaralanmanın, suç tarihinde meydana gelen eylem sebebiyle gerçekleşmiş olup olmadıklarının ve suç tarihinde meydana geldiğinin tespit olunması durumunda 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddeleri kapsamında yaralanmanın niteliğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor aldırılması gerekirken, eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
4) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında bulunmadığı halde, sanığa TCK'nin 58. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmaksızın aleyhe uygulama yapılarak, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
5) Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesi kapsamında yer alan “tehdit” suçuna ilişkin olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, tekerürre esas alınan ilamla ilgili ihbarda bulunarak uzlaştırma işleminin uygulanması sağlanarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin zorunlu olması,
6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy