MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Oluş, taraf anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın meçhul kimselerle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılana saldırdığı ve katılanın hayati tehlikeye maruz kalacak ve organlarından birinin işlevini sürekli yitirmesine neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, sanığın, meçhul kimselerle aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemini gerçekleştirdiği gözardı edilmek ve yalnızca katılanın bacağında meydana gelen, basit bir tıbbi müdahale ile iyileşmesi mümkün olan yaralanmadan sorumlu tutulması suretiyle TCK'nin 86/1, 87/2-b maddeleri gereği cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK 326/son maddesi gereğince sonuç ceza açısından sanığın kazanılmış hakları dikkate alınarak, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.