MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyap üzerinden yapılan incelemede, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Olay günü suça sürüklenen çocuklar ile birlikte katılanı yaraladıkları iddiası ile yaşlarının büyük olması nedeniyle soruşturmaları ayrı yürütülen sanıklar ... ve ... haklarında kasten yaralama eylemleri nedeniyle İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2014 tarih ve 2010/518 Esas – 2014/227 Karar sayılı kararı ile beraatlerine dair karar verildiği, bu kararın Dairemizin 26.01.2017 tarih ve 2016/6254 Esas - 2017/644 Karar sayılı kararı ile "sanıklar ile suça sürüklenen çocuklar hakkında temyiz istemine konu olan davaların hukuki, şahsi ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirme kararı verilip, karara çıktı ise denetime imkan verecek şekilde suretleri dosya içerisine alınarak incelenmesi ve deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesi ile bozulduğu anlaşıldığından, sanıklar hakkındaki İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan dava ile yargılama konusu suça sürüklenen çocuklar hakkındaki bu davanın müştekisi ve eylemin aynı olması sebebiyle aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu davanın akıbeti araştırılarak, kesinleşmemiş ise davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyası getirtilerek bu dava dosyası içine konulup delillerin bir bütün halinde takdir edilip incelenerek, sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre;
2) Katılanın sol gözünde meydana gelen ve el hareketleri düzeyine inen görme kaybı nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesi ve yüzünde sabit iz oluşur nitelikte yaralanması nedeniyle birden fazla nitelikli hal ihlal ederek eylemini gerçekleştiren suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesine belirtilen orantılılık ilkesine ve TCK’nin 61. maddesine belirtilen ölçütlere göre, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve en ağır cezayı gerektiren sonuç nedeniyle suça sürüklenen çocukların TCK'nin 87/2-b,son maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiği halde, suça sürüklenen çocuklar haklarında TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddesi uyarınca verilen cezaların TCK'nin 87/1-c maddesi uyarınca ayrıca yüzde sabit iz niteliğinde yaralanma nedeniyle artırılamayacağı gözetilmeden yanlış uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3)Katılanın organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralanması nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nin 86/3-e ve 87/2-b maddelerinin birlikte uygulanması nedeniyle cezalarının 8 yıldan az olamayacağı TCK'nin 87/2-son maddesinin son cümlesinde belirlenmesine rağmen, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde suça sürüklenen çocuklara eksik ceza tayini,
4) Katılanın organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralanması nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilirken, uygulama maddesinin TCK’nin 87/2-b maddesi olarak gösterilmesi yerine, olayda uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 87/1-b maddesi olarak gösterilmesi,
5) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/3. maddesine göre, suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu düzenlettirilmeme gerekçesinin kararda belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan, hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 29.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.