MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nin "Tutuklunun kanun yollarına başvurması" başlıklı Madde 263–(1) madde ve fıkrasında yer alan " Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kısa kararın sanığa tefhim edildiği tarihte ceza infaz kurumunda bulunan sanık yönünden yasal düzenlemede öngörülen kanun yoluna başvuru şekli belirtilmeyerek yanılgıya sebebiyet verildiği, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanık lehine haksız tahrik nedeni sayılabilecek müştekiden kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy