MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu, Karaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2014 tarih ve 2013/270 Esas ve 2014/306 Karar sayılı ilamının, 5237 sayılı TCK'nin 151/1 maddesinde düzenlenen “Mala Zarar Verme” suçuna ilişkin olduğu; söz konusu suçun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek,mezkûr ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan sonra sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosya yeniden ele alınıp bir hüküm kurulurken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Suç sebebiyle katılanda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmakla; adli tıp kriterlerinde kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/12) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4) Gerekçeli karar başlığında katılanın kimlik bilgilerine yer verilmemek suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
5) Anayasa Mahkemesinin, TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı karşısında, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy