MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Önceye dayalı husumet bulunan aileler arasında karşılıklı yaşanan kavgada, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2010 tarih, 2010/900 sayılı “Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı” da dikkate alındığında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2) Sanık ...’un üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, ek savunmanın da 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi uyarınca yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3) Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddeleri gereği belirlenen cezada, eylem neticesinde katılanın hayati tehlike geçirmesi nedeniyle artırım yapılırken, uygulama maddesinin TCK’nin 87/1-d maddesi yerine, uygulama yeri olmayan 87/1-b olarak gösterilmesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 22.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.