MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Katılanın kovuşturma aşamasında alınan 04.12.2014 beyanında "tartışma sonrasında eğlence mekanın idare müdürü ve yetkilisi olduğunu öğrediğim kişi korumalar ile birlikte beni dışarı çıkardı ve dışarı çıkarırken hemen arkamda o vardı, çıkar çıkmaz da arkamdan darbe vurdu, darbe vuran kişiyi görsem tanırım " dediği, 26.02.2015 tarihli beyanında ise "Ben huzurdaki sanık ... olduğunu öğrendiğim kişiyi dükkanın işletme müdürü olarak biliyorum. Beni kapıdan çıkaran kişiler arasında vardı. Ancak hemen arkamda duran kişi olup olmadığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunması karşısında, tanık ...'in tanık sıfatı ile beyanı alınıp, canlı teşhis yaptırıldıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre; sanığın, katılanı, yaşamsal tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşmasına neden olacak şekilde yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlal edilmesi nedeniyle, cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak en ağır cezayı içeren 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/1.d, 87/1.son maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nin 87/3 ve 87/1-d, 87/1-son maddelerinin birlikte uygulanarak hatalı hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 28.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy