MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan hükmedilen adli para cezasına 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulandığı ve sanık aleyhine mükellefiyet yüklendiği anlaşılmakla; mahkemenin anılan kararının temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkumiyet halinde uygulanabileceği gözetilmeden, adli para cezası ile cezalandırılan sanık hakkında TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkraların hükümlerden çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) 5237 sayılı TCK.nun 86/1. maddesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis
cezası öngörülmüş olması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın hapis cezası yerine, ''1 yıl karşılığı 365 gün adli para cezası'' olarak hatalı tayini,
b) Katılan ... hakkında düzenlenen, Denizli Adli Tıp Şubesinin 27.03.2015 tarihli raporunda '' sol el 3. parmak distal falanksta fraktür, hayati fonksiyonlarına etkisi hafif (1.) derecede etkileyeceği'' belirtilmiş olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesinden verilen cezanın, TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca arttırılmaması,
c) Sanığın, çıkan kavgada kendisinin de katılan tarafından darp edildiği yönündeki beyanlarının, sanığa ait adli muayene raporu ile doğrulanmış olması karşısında; karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyet halinde uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde adli para cezasından kurulan hükümde uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy