MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 21/2, 39/2-b ve 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davası ile ilgili olarak bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1) Sanık ... hakkında müşteki ...’ü olası kastla kasten yaralama, sanık ... hakkında müşteki ...’i olası kastla kasten yaralama ve sanık ... hakkında müşteki ...’ü olası kastla kasten yaralama suçuna yardım etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında müşteki ...’i olası kastla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, her ne kadar aşamalarda sanık parkta bulunan tabelalardan birine nişan aldığını, bu esnada orada dolaşan bir erkek şahıs olduğunu beyan etmiş ise de, sanığın da imzaladığı 21/05/2013 tarihli kolluk tutanağında, “kendisinin parkta oturan ve telefonla görüşen bir şahsın yanına kadar tüfek saçmasının gidip gitmediğini görmek için atış yaptığını ve parkta oturan şahsın atış yaptıktan sonra irkilerek oradan uzaklaştığını beyan ettiği” tespitinin yapılmış olup, müştekinin kovuşturmada; “telefonla konuşurken sol kolunda bir acı hissettiğini, vurulduğu anda sabit olduğunu, en fazla ayağa kalkıp oturmuş olabileceğini ve civarında herhangi bir tabela hatırlamadığını” beyan etmesi karşısında, sanığın doğrudan kast ile müştekiyi yaralama suçundan cezalandırılması yerine, eylemin olası kast ile kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü ile cezasında TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Olası kast halinde 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi uyarınca yapılacak indirimin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2013 tarih ve 2013/3-259 Esas ve 2013/273 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenecek ceza üzerinden yapılması gerekirken, TCK'nin 21/2. maddesi uygulamasının sanıkların TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza miktarları üzerinden yapılması, sonuç ceza doğru olarak uygulandığı ve sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, sanıklar hakkında bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında müşteki ...’i olası kastla kasten yaralama suçuna yardım etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ...’in olay günü akşam saatlerinde ...’ın yanına geldiğini, bir süre gezdikten sonra ...’ın işi gereği yanından ayrıldığını, kendisinin...’in yanına gittiğini ve birlikte terasa çıkarak orada bulunan tüfek ile parka doğru ateş ettiğini beyan ettiği ve sanık ...’in de akşam saatlerinde sanık ...’in ateş ettiğini sonradan öğrendiğini beyan ettiği görüldüğünden, sanık ...’ın müşteki ...’i olası kastla kasten yaralama suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında sanığın üzerine atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 29.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-
Full & Egal Universal Law Academy