MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanığın üzerine atılı yaralama eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı hususunda olayın tanığı konumunda olan, sanık ve mağdurun müşterek çocuklarından olay tarihinde tanıklık yapabilecek yaştaki Bünyamin ve Demet Namkulu dinlenilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2) Sanığın eşi olan mağdura 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi kapsamında silahtan sayılan defter atarak üzerine atılı yaralama suçunu işlediği dikkate alınarak, TCK'nin 86/3. maddesinde gösterilen nitelikli hallerden birden fazlasını ihlal etmesi nedeniyle cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Mahkemece ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin belli olmadığı kabul edilerek sanığın cezasında TCK’nin 29. maddesi gereğince ½ indirim yapılmışsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde sanığın cezasında ¼ indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek sanığa eksik ceza tayini,
4)Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.