MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, minibüs şoförü olan sanık ve katılanın, olay günü yolcu alma meselesinden kavga ettikleri ve sanığın, katılanı yaraladığı olayda, sanığın yaralama eylemini gerçekleştirdiği sırada "lan sen nasıl benim önümden yolcu alırsın, önce ben gideceğim, sen benim peşimden gelip arta kalan yolcuları alacaksın, ananı bacını sinkaf ederim, seni yaşatmam, bizi başkalarıyla karıştırma, seni burada çalıştırmam, seni öldürürüm, seni parçalarım." şeklindeki sözleri söylediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarından 5271 sayılı CMK'nin 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği ve temyiz edilmeden kesinleştiği de dikkate alındığında, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 03.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy