MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM: a) Mahkumiyet; Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2016 gün ve 2015/514 Esas 2016/211 sayılı kararı
b) İstinaf başvurusunun esastan reddi; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.01.2017 gün ve 2017/214 Esas 2017/169 sayılı kararı
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.01.2017 gün ve 2017/214 Esas 2017/169 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nin 286/1. maddesinde belirtilen kararlardan olduğu, kararın sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aynı Kanunun 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmedilen ceza miktarı nazara alındığında sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMK'nin 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) 28.03.2014 tarihli kolluk teşhis tutanağının 2559 sayılı PVSK’nun ek 6. maddesindeki usule uygun olarak düzenlenmemesi nedeniyle hukuka aykırı olarak düzenlenmiş teşhis tutanağının hükme esas alınması karşısında, CMK'nin 289/1-i. maddesine aykırı olarak verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği gözetilmeden, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle CMK’nin 289/1-i. maddesine aykırı davranılması,
2) CMK’nin 230/1-b maddesindeki mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğine dair düzenlemeye göre; soruşturma aşamasında kollukta beyanı alınan tanık ..., suç tarihinde aracı sanığın kullandığını bildirdiği halde yargılama aşamasında ise; “arabanın kontak anahtarının üzerinde olduğu, serviste çalışan kişilerin ihtiyacı olduklarında arabayı izin almaksızın kullandıklarını” bildirmesi karşısında; tanığın beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçe gösterilmeden kolluk beyanına itibar edilerek kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle CMK’nin 289/1-g. maddesine aykırı davranılması,
3) Katılanın ... plakalı aracı kullanan şahıs ile yol verme meselesinden tartıştığı, bu aracı tanık ...’in işyerinde ustabaşı olarak çalışan sanığın kullandığının iddia edilmesi, sanık müdafiinin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu personel izin formunda sanığın 26.08.2013 gününden itibaren 15 gün süreyle izne ayrıldığı ve olay tarihinde izinli olduğundan olay günü aracı kullanan kişi olmadığının savunulması karşısında; katılanın da hazır olduğu oturumda suç tarihinde sanık ile aynı işyerinde çalışan iş arkadaşlarının tanık olarak olayla ilgili beyanlarının alınması, olay tarihinde sanığın izinli olup olmadığının araştırılması, sanığın çalıştığı işyerinin işyeri işlem belgeleri, muhasebe kayıtları ve diğer belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle incelemesi yaptırılması suretiyle sanığın izinli olduğunu iddia ettiği 26.08.2013 tarihinden sonraki 15 günlük dönemde işyerinde tamir işi veya herhangi bir işlem yapıp yapmadığının tespit edilmeye çalışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.01.2017 gün ve 2017/214 Esas - 2017/169 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddi”ne dair hükmünün CMK'nin 302/2. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.