MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında, müşteki...’ya karşı tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı TCK'nin 106/1-2. ve 125/1. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı, söz konusu suçların 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, müşteki ve sanığın 17.04.2013 tarihli beyanlarında, usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmedikleri, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin (2-1) numaralı görüşüne kısmen iştirak edilmemiştir.
1)Sanık ... hakkında, müşteki...’ya karşı “hakaret”, “tehdit” ve müştekiler Mutlu, Kemal, Murat ve ...’ya karşı “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında mağdur sanık ...’a karşı “tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Sanık ...’in üzerine atılı eylemin, 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. maddesinde tanımlanan tehdit suçuna ilişkin olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkra ile söz konusu suçun uzlaşma kapsamına alındığı gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanmak amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve uzlaştırma işlemlerinin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması zorunluluğu,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
3)Sanık ... hakkında katılan sanık ...’e karşı “kasten yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanık ... hakkında hüküm kurulurken, Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılması öngörülmüş olması ve katılan sanık ... hakkında düzenlenen adli raporda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezada TCK'nin 3. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi gereği makul bir oranda arttırım yapılması gerekirken, (1/4) oranında arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
b)Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, TCK'nin 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
c) Katılan sanık ...’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adli muayene raporunun, denetime imkan verecek şekilde aslı veya onaylı örneğinin dosyaya celbi gerektiği gözetilmeyerek, onaysız fotokopinin hükme esas alınması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.