MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, kamuya yararlı işte çalıştırma seçenek tedbiri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık ... müdafiinin 07.04.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinden; sanıklar ... ve ... hakkında, katılan sanık ...'a yönelik kasten basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazının suçun vasfına yönelik olduğu, mahkemenin anılan kararlarının temyizi kabil olduğu, o yer Cumhuriyet savcısının ise tüm sanıklar lehine temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek; bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, kasten yaralama suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık ... hakkında, katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi
uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan katılan sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında, katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi gerekçesi ile 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesine göre yapılan indirimin alt sınırdan yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde (3/4) oranında uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
4) Sanıklar ... ve ... hakkında, katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıklar Kadir, ... ve ... aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılan ...'a saldırdıkları, sanık ...'in bıçakla, diğer sanıkların ise silahtan sayılan odun ve sopalarla katılanı yaraladıkları anlaşılmakla, katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması eyleminden sanık ... dışındaki sanıklar sorumlu tutulmamış ise de; sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, TCK'nin 37/1. maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son. maddeleri gereğince cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında eksik cezalar tayini,
b) Sanıklar hakkında, ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenememesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/10/2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi de dikkate alınarak asgari oranında (1/4) indirim yapılması yerine yazılı şekilde (3/4) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik cezalar tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin
bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy