MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin içeriğine göre hükmü sanık lehine temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın aşamalarda katılanın zararını karşılama hususunda bir girişiminin olmaması, zararın giderildiğine dair dosyada bilgi veya belge bulunmamasına göre, CMK'nin 231. maddesinin uygulanma koşulunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki (2) , lehe hüküm uygulanma talebinde bulunmayan sanık hakkında TCK’nin 62. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (3) bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
TCK'nin 43/3. maddesi uyarınca kasten yaralama suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden; katılanı 26/09/2014 ve 30/08/2014 tarihlerinde yaralayan sanığın ayrı ayrı iki kez kasten basit yaralama suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy