MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur ... hakkında, Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 19/03/2012 tarihli raporda, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı yönünde değerlendirme yapabilmek için 6 ay sonra şahsın taraflarınca muayene edilmesinin uygun olduğu belirtilmesine karşın, mağdur hakkında bu yönde rapor alınmaksızın, sanıklar ... hakkında, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık ... hakkında “mala zarar verme” suçuna ilişkin olarak, suç mağdurları ... ve ...’in şikayetçi olmadıklarını beyan etmesi karşısında, TCK’nin 151/1. maddesi kapsamında kalan eylem nedeniyle, sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, kabul etmesi halinde hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle TCK’nin 73. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
3) Sanık ... hakkında mağdur ...’a karşı “kasten yaralama” suçundan hüküm kurulurken, eylemin diğer sanıklar ...ve ... ile birlikte iştirak halinde silahla işlendiği ve suç sebebiyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği gözetilerek, diğer sanıklar hakkında uygulandığı halde, sanık ... hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin tatbiki ile sonuç cezanın TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerekirken, hatalı uygulama ile eksik ceza tayini,
4) Sanık ... hakkında, mağdurlar ... ve ...’a karşı “kasten yaralama” suçlarından hüküm kurulurken, mağdurlarda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 29/06/2011 tarihli raporda, meydana gelen yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğunun belirtilmesi karşısında, temel cezanın TCK’nin 86/2. maddesi yerine 86/1. maddesi uyarınca tespiti suretiyle fazla ceza tayini,
5) Taraflar arasında karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, tarafların ayrıntılı ve açıklayıcı beyanları alınarak, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespiti yoluna gidilmesi; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenememesi durumunda ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
6) Sanıklar E... hakkında, TCK’nin 86/1. ve 86/3. maddeleri uyarınca belirlenen temel cezalarda, arttırım maddesi olan TCK’nin 87/1-son maddesinin gösterilmemesi,
7) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, mağdur sanıklar ...müdafiileri ile sanıklar ... ve...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesi gereği sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, kısmen isteme uygun/kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 29.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy