MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın aşamalarda yumrukla vurduğunu elinde kesici delici alet olmadığını savunması, savunmalarının kovuşturma aşamasında dinlenmeyen tanıklar ... , ... ve ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanları ile doğrulanması ve mağdura ait adli rapordaki tıbbi bulgular karşısında, olay sırasında silah yada silahtan sayılabilecek bir aleti kullandığına dair yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmesi,
2)Adli Tıp kriterleri ve Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre, yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralama eylemine dair adli raporun olay tarihinden itibaren en az 6 aylık süre geçtikten sonra Adli Tıp uzmanından ya da konusunda uzman doktordan alınması gerekirken, olay tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 28.05.2013 tarihli genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen adli raporun hükme esas alındığının anlaşılması karşısında, mağdurun tüm tedavi belgeleri ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre yeniden raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre; yaralama eylemini, mağdurun önce küfür edip kafa atması üzerine işleyen sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle indirim yapıılrken TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde en üst (3/4) oranda indirilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 23.03.2013 yerine 23.03.2014 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.05.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy